Touzmoda’nın arkasındaki büyüme stratejisini ve Navlungo ile olan yolculuğunu Touzmoda’nın kurucusundan, dinleyin.
Ayın Öne Çıkanları
- Sanayide Gümrük Vergisi Desteği: Birçok Ürün için Vergisiz İthalat Dönemi Başlıyor
- Dünyanın En Büyük Elektrikli Gemisi Denizlere Hazır
- Gümrükte “Sonradan Kontrol” Uygulaması Sanayicilerde Endişe Yaratıyor
- Havalimanlarında “Akıllı Gümrük” Dönemi Başlıyor
- Sınır Kapılarında Yüksek Standartlı Ulaşım Dönemi Başlıyor
- Kapıkule Gümrük Kapısı’nda Ticari Araç Geçişinde Tarihi Rekor Kırıldı
Sanayide Gümrük Vergisi Desteği: Birçok Ürün İçin Vergisiz İthalat Dönemi Başlıyor
Türkiye, yerli sanayinin rekabet gücünü artırmak ve üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla çok sayıda sanayi ürününde gümrük vergisi muafiyeti uygulamasını hayata geçiriyor. Belirlenen tarife kontenjanları çerçevesinde, belli miktarlardaki ürünlerin ithalatı gümrük vergisi ödenmeden yapılabilecek.
Yeni düzenleme ile otomotiv, beyaz eşya, makine parçaları, tekstil ve kimya sektörü ürünleri başta olmak üzere geniş bir ürün yelpazesi için vergi avantajı sağlanacak. Sanayi kuruluşları bu sayede ham madde ve ara malı maliyetlerini azaltarak üretimlerini daha verimli sürdürebilecek. Diğer yandan söz konusu muafiyetlerin yerli üreticilerle uyumlu şekilde kullanılması planlanarak, hem iç piyasanın korunması hem de üretimde dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
Tarife kontenjanları kapsamında vergisiz ithalat yapılabilecek miktarlar, sektörlerin ihtiyacına göre belirlendi ve ilgili merciler tarafından duyuruldu. Söz konusu uygulama, belirli dönemlerde ihtiyaç duyulan ara mallarının temininde yaşanan gecikmeleri önlemeye ve üretim sürekliliğini sağlamaya olanak tanıyacak.
Sanayi örgütleri ve üretici birlikleri, bu tür destek mekanizmalarının sektörel üretimi canlandırdığını ve küresel rekabet avantajı sağladığını belirtiyor. Yeni teşvik uygulamasının, özellikle ihracata dönük üretim yapan sektörlerde maliyetleri aşağı çekerek hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda firmaların rekabet gücünü artırması bekleniyor.

Dünyanın En Büyük Elektrikli Gemisi Denizlere Hazır
Deniz taşımacılığında çevreci teknolojilerde yeni bir döneme giriliyor. 130 metre uzunluğundaki Hull 096 isimli batarya-elektrikli gemi, tamamen batarya gücüyle çalışan en büyük deniz aracı ünvanıyla ilk test sürüşünü başarıyla tamamladı. Bu yenilikçi gemi, 40 MWh’in üzerinde batarya kapasitesi ve %100 elektrikli tahrik sistemiyle deniz taşımacılığında çığır açacak teknik özellikler taşıyor.
Hull 096, 2 100 yolcu ve 225 araç taşıma kapasitesine sahip feribot olarak Arjantin ile Uruguay arasında Rio de la Plata hattında hizmet vermeye hazırlanıyor. Tam dolu bataryayla yaklaşık 90 dakikalık seyir yapabilen gemi, kısa sürede yeniden şarj olabilecek şekilde tasarlandı; şarj altyapısının iskelelerde kurulmasıyla operasyonel süreler optimize edilecek.
Bu dev elektrikli gemi, denizcilik sektöründe sürdürülebilirlik hedeflerine önemli bir katkı sunuyor. Geleneksel yakıtlı gemilere göre karbon salınımını azaltan batarya teknolojisi, sektörün yeşil dönüşümünü hızlandıracak. Ayrıca yüksek enerji depolama kapasitesi ve çevreci yapısıyla gemi, özellikle yolcu ve araç taşımacılığında çevre dostu alternatiflerin yaygınlaşmasına örnek teşkil edecek.

Gümrükte “Sonradan Kontrol” Uygulaması Sanayicilerde Endişe Yaratıyor
Son dönemde Türkiye’de gümrük işlemlerinde uygulanan “sonradan kontrol” prosedürü, ithalat süreçlerini etkileyen önemli bir tartışma konusu haline geldi. Bu uygulama ile ithalatçı firmaların beyannameleri üzerinden yapılan kontroller, mal teslim edildikten sonra gerçekleştirilirken, sanayiciler bu süreçte lojistik ve üretim planlamalarında ciddi belirsizliklerle karşı karşıya kalıyor.
Sanayiciler, sonradan kontrol uygulamasının sürecin öngörülebilirliğini zayıflattığını belirtiyor. Özellikle ham madde ve ara mallarının zamanında temin edilmesindeki gecikmeler, üretim hattı planlamasını zorlaştırarak ek maliyet ve risklere neden oluyor. Süreçte ortaya çıkan gecikmeler nedeniyle hem üretimin aksadığı hem de stok maliyetlerinin yükseldiği ifade ediliyor.
İş dünyası temsilcileri, bu uygulamanın yeniden düzenlenmesi veya risk odaklı bir değerlendirme mekanizmasıyla sınırlandırılması gerektiğini vurguluyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için sonradan kontrol sürecinin, gümrük ve üretim süreçlerinde operasyonel yük oluşturduğu dile getiriliyor.
Uzmanlar, sonradan kontrol uygulamasının amacı itibarıyla doğru bir kontrol mekanizması sağladığını kabul etmekle birlikte prosedürün şeffaflık, hız ve önceden bildirim ilkeleriyle iyileştirilmesinin hem ithalatçı hem de kamu kurumları açısından fayda sağlayacağını belirtiyor.

Havalimanlarında “Akıllı Gümrük” Dönemi Başlıyor
Türkiye’de gümrük işlemlerinde dijital dönüşüm hız kazanıyor: Havalimanlarında “Akıllı Gümrük” uygulaması kapsamlı şekilde hayata geçiriliyor. 2 Mart 2026 tarihinden itibaren hava yolu beyan formu ve eki belgelerin gümrük idaresine elektronik ortamda iletilmesini sağlayan sistem, tüm uluslararası havalimanlarında kullanıma açılacak.
Yeni uygulama ile kağıtsız beyan süreçleri, manuel işlemlerde yaşanan gecikmelerin azaltılması ve veri güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, gümrük ve lojistik paydaşları arasında uçtan uca dijital bilgi alışverişi sağlanacak. Böylece hava taşıyıcıları, ihracatçılar ve kargo operasyonu yapan firmalar için daha hızlı, öngörülebilir ve güvenilir bir gümrük süreci tesis edilecek.
Pilot uygulamalar, bazı büyük havalimanlarında başarıyla yürütülüyor; dijital sistemin yaygınlaştırılmasıyla birlikte gümrük süreçlerinde veri temelli risk analizi ve izleme kapasitesi de güçlenecek. Bu ilerleme, ihracat ve ithalat süreçlerinde operasyonel verimliliği artırırken, prosedürlerin standartlaşmasına katkı sunacak.
Sınır Kapılarında Yüksek Standartlı Ulaşım Dönemi Başlıyor
Türkiye’de sınır kapılarında ticaret akışını hızlandıracak kritik bir altyapı projesi tamamlandı. Van-Çevre Yolu’nun 28 kilometrelik yeni kesimi resmen açıldı ve yük taşıma yoğunluğunun yüksek olduğu sınır kapılarına erişim, artık daha güvenli ve hızlı hale getirildi.
Tamamlanan yeni yol, hem ticari araç trafiğinin akışını iyileştirecek hem de sınır kapılarında oluşan bekleme sürelerini önemli ölçüde azaltacak. Bu sayede Türkiye’nin doğu sınırlarında ihracat ve ithalat yükleri için kritik rol oynayan güzergâhta lojistik süreçlerin daha etkin yürütülmesi sağlanmış olacak.
Proje, ağırlıklı olarak Van, Gürbulak gibi sınır kapılarına yapılan sevkiyatlar için avantaj yaratıyor. Yeni yol ile özellikle ağır vasıta taşıtlarının giriş-çıkış performansı artarken, zaman maliyetleri düşecek; aynı zamanda bölgesel ticaretin daha verimli bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacak.
Kapıkule Gümrük Kapısı’nda Ticari Araç Geçişinde Tarihi Rekor Kırıldı
Türkiye’nin en önemli kara sınır kapılarından biri olan Kapıkule Gümrük Kapısı, 2025 yılında ticari araç geçişlerinde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Söz konusu başarı, hem Türkiye’nin dış ticaret hacmindeki artışı hem de lojistik altyapısının güçlendirilmesini yansıtıyor.
Yıl boyunca Kapıkule’den gerçekleştirilen ticari araç geçişlerinde yaşanan artış, sürdürülebilir ticaret akışı ve uluslararası taşımacılık faaliyetlerinin yoğunluğunu ortaya koydu. Gümrük kapısındaki bu performans, özellikle Avrupa ile Türkiye arasında yaşanan ticari hareketliliğin artmasına ve tedarik zincirlerinin etkin bir şekilde çalışmasına bağlı olarak gelişti.
Uzmanlar, bu tarihi rekorun arkasında sınır kapılarındaki altyapı iyileştirmeleri, dijitalleşme adımları ve lojistik süreçlerin hızlandırılması gibi çok yönlü çalışmaların bulunduğunu vurguluyor. Özellikle ticari araçların bekleme sürelerinin azaltılması ve kontrollerin daha hızlı yürütülmesi, Kapıkule’nin ticaret akışındaki verimliliğini doğrudan artırdı.
Navlungo ile Gönderileriniz Kontrolünüz Altında
Hızlı, izlenebilir ve tamamen şeffaf dijital lojistik süreçlerimizle uluslararası taşımalarınızı zahmetsizce yönetin.
Ayrıca Aralık ayının E-İhracat Bültenine buradan ulaşabilirsiniz.